Bu Blogda Ara

atom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2016 Cumartesi

Bohr Atom Teorisi


BOHR ATOM MODELİ


Thomson ve Rutherford’un yanında çalışmış Danimarkalı Fizikçi Niels Bohr, Rutherford modelindeki eksiklikleri gidermek ve atom spekrumlarına bir açıklama getirmek için 1913 yılında Rutherford atom modelini temel alarak kendi adıyla anılan bir atom modeli geliştirdi.

Bohr’a göre de, Coulomb kuvveti elektronları çekirdek etrafında döndürüyordu. Bohr buna ek olarak, Rutherford atom modelindeki güçlükleri gidermek için iki postülat (varsayım) ortaya koymuştur.

Bunlar;

1. Elektronlar, yalnızca belirli yörüngelerde dolanabilir. Bu yörüngeleri belirleyen koşul, elektronun açısal momentumunun h/2pi nin tam katları olmasıdır.





n : Yörünge numarası olup tam sayıdır. (n=1,2, ...) h : Planck sabiti ( h= 6,62.10-34 J.s )
h : İndirgenmiş Planck sabiti

L : Açısal momentum (J.s)


2. Elektron, bulunduğu yörüngeden daha yüksek enerjili bir yörüngeye ancak dışarıdan enerji alarak çıkabilir. Yüksek enerjili kararlı bir yörüngeden (bir dış yörüngeden), daha düşük enerjili kararlı bir yörüngeye (bir iç yörüngeye) kendiliğinden atlayabilir. Bu atlayışta elektron, yörüngeler arasındaki enerji farkını bir foton olarak salar.


Bohr Atom Modeli ile ilgili bu yazıyı okuyunuz. Linke tıklayınız.


Bu içerik 9.Sınıf Kimya Dersinin, Atom ve Periyodik Sistem Ünitesinin, Bohr Atom Modeli konusu için yardımcı materyal olarak hazırlanmıştır.

4 Kasım 2016 Cuma

Atom Çeşitleri - 2


İZOTON ATOMLAR 

Nötron sayıları aynı, proton sayıları farklı atomlara izoton atom adı verilir. izoton atomlar farklı elementlerin atomlarıdır. Bu nedenle, izoton atomların fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır. 

İZOBAR ATOMLAR

Bazı atomların proton ve nötron sayıları farklı olmasına karşın, nükleon sayıları (kütle numaraları) aynı olabilir. Bu tür atomlar birbirinin izobarı olan atomlardır. İzobar atomlar farklı elementlerin atomlarıdır. Fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.

İZOELEKTRONİK ATOMLAR

Elektron sayısı ve elektron dağılımı aynı olan taneciklere izoelektronik tanecikler denir. 


Konuyla ilgili videoyu izleyerek kavramları pekiştirebilirsiniz.




Bu içerik 9.Sınıf Kimya Dersinin, Atom ve Periyodik Sistem Ünitesinin, Atom Altı Tanecikler konusu için yardımcı materyal olarak hazırlanmıştır.

2 Kasım 2016 Çarşamba

Atom Altı Tanecikler

Atomun Temel Parçacıkları



Atom; proton, nötron ve elektronlardan oluşur. (Atomda başka tanecikler de vardır. Ancak bunlar şimdilik konumuz dışındadır.)
Elektronlar, atom içinde yaklaşık olarak 10–8 cm çapında hacmi kapladığı halde, protonlarla nötronları içinde barındıran çekirdeğin çapı 10–12 cm dir. 


Proton

Atom çekirdeğinde bulunur ve pozitif yüklüdür. Yük değeri 1,6.10–19 C dir. Atomun çekirdeğindeki proton sayısı o atomun türünü belirler. Proton sayısı eşit olan atomlar aynı elemente aittir. Bir atomun çekirdeğindeki proton sayısı, atom numarası ve çekirdek yüküne eşittir. Bir elementin atom numarası Z ile sembolize edilir. 




Nötron

Atom çekirdeğinde bulunur ve yüksüzdür. Bir elementin bütün atomlarındaki proton sayısı eşit iken nötron sayısı farklı olabilir.

Kütle Numarası

Bir atomun çekirdeğindeki proton ve nötron sayıları toplamına kütle numarası denir. Kütle numarası A ile sembolize edilir.



Bir atomun çekirdeğindeki proton ile nötron sayıları toplamına nükleon sayısı da denir. 


Elektron

Çekirdeğin etrafında bulunup çok hızlı şekilde hareket eder. Atomun büyük kısmı boşluk olmasına rağmen elektronların bu hızlı hareketinden dolayı atom berk (sert, katı) bir küre gibi davranır.

Elektronun yükü –1,6.10–19 C dir. Nötr bir atomda elektron sayısı proton sayısına eşittir.


İyon Yükü

Bir atomun aldığı ya da verdiği elektron sayısına iyon yükü denir. Bir atom kaç elektron verdiyse o kadar + yüke, kaç elektron aldıysa o kadar – yüke sahip olur.



Atom Numarası - Kütle Numarası ve İyon Yükünün Gösterimi


Bir elementin atom numarası element sembolünün sol alt kısmında, kütle numarası element sembolünün sol üst kısmında iyon yükü ise element sembolünün sağ üst kısmında gösterilir. 


Bu içerik 9.Sınıf Kimya Dersinin, Atom ve Periyodik Sistem Ünitesinin, Atom Altı Tanecikler konusu için yardımcı materyal olarak hazırlanmıştır.

1 Kasım 2016 Salı

KİMYANIN TEMEL YASALARI


Kütlenin Korunumu Yasası

Lavoisier 1789 yılında yanma olayının havanın oksijeni ile birleşmenin bir sonucu olduğunu göstermiştir. Lavoisier, yanma ile ilgili deneylerini kapalı bir kapta gerçekleştirerek, kabın toplam kütlesinin, tepkimenin başlangıcında ve sonunda aynı olduğunu göstermiştir.
Fiziksel ve kimyasal olayların tamamında başlangıçtaki toplam kütle, sonuçtaki toplam kütleye eşit olmak durumundadır. Bu durum fiziksel ve kimyasal olaylarda kütlenin korunumu yasası olarak ifade edilmektedir.

Fe + S → FeS 
14 gr 8 gr 22 gr 

Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi, Demir(Fe) ile Kükürt(S) arasında gerçekleşen bir kimyasal tepkimede 14 gram demir ile 8 gram kükürt birleşerek 22 gram demir sülfür(FeS) bileşiği oluşturmaktadır. Tepkime üncesi ve sonrası kap içerisindeki toplam kütle 22 gramdır ve korunmuştur. Öyleyse 44 gram FeS için kullanılması gereken Fe kütlesi 28 gram, S kütlesi ise 16 gram olacaktır. Bu durumda da başlangıçtaki ve sonuçtaki kütlenin aynı olduğu görülecektir.
Dalton Atom Modeli
Sabit oranlar yasası ve kütlenin korunumu yasası ilk atom modeli için bilimsel dayanak oluşturmuşlardır. Çünkü deneylerle desteklenmişlerdir. Bu çalışmalar sırasında bilim adamları şu sorulara da yanıt aramışlardır: " Bu yasalar ışığında maddenin doğası ile ilgili doğru olan nedir?, başka bir deyişle madde neden yapılmıştır?". 19. yüzyılın başlarında İlk bilimsel atom kuramını 1808 yılında İngiliz bilim insanı John Dalton(1766-1844) oluşturmuştur. Kütlenin korunumu yasası ve sabit oranlar yasasından yola çıkarak, eğer atom varsa, belirli özelliklerinin bu yasalara uyması gerekir düşüncesinden yola çıkmış, yunanlıların atom tanımını da kullanarak, Dalton Atom Modeli'ni oluşturmuş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır.
  1. Elementler atom adı verilen ve bölünemeyen içi dolu küreciklerden oluşurlar.
  2. Bir elementin bütün atomları şekil, büyüklük ve kütle bakımından aynıdır.
  3. Farklı elementlerin atomları, şekil, büyüklük ve kütle bakımından farklı olmalıdır..
  4. Bileşikler oluşurken farklı element atomlarının birleşmesiyle oluşurlar. Kimyasal tepkimeler, atomların birleşmesi, ayrılması ya da kendileri arasında yeniden düzenlenmesiyle oluşur. Bir bileşiği oluşturan element atomlarının birleşme oranı sabittir.
  5. Atomlar bölünemez. Atomlar kimyasal tepkimeye girdiklerinde, yeni bir düzende biraraya gelirler.

Dalton'dan sonra atom ile ilgili çalışmalar süregelmiş, atomun görülüp görülemeyeceği üzerine çalışılmıştır. Çeşitli optik aletlerle yapılan çalışmalarda, atomun görülebilir olup olmadığı araştırıılmış ancak bir sonuca ulaşılamamıştır. Yakın zamanlarda, bilim insanları belirli bir çözünürlükte katı maddelerin yüzeylerinin haritasını çıkarabilen duyarlı aletler geliştirmişlerdir. 1980 yılında Gerd Binnig ve Heinrich Rohrer geliştirdikleri bir tünel tarama mikroskopuyla, 1986 yılında Nobel Fizik ödülünü kazanmışlardır. Bu aletle metal yüzeylerini tarayarak atomların görüntülerini, bilgisayarda elde ettikleri verileri işleyerek, elde etmeyi başarmışlardır.

Mor renkli tanecikleirn herbiri bir silikon atomunu göstermektedir.

Farklı elementlerin atomlarının boyutları farklıdır. Bu nedenle, atomları sembolize ederken farklı boyuttaki küresel şekiller kullanılabilir. Böylece atomların boyutlarının farklı olabileceği gerçeği de vurgulanmış olur. Yanda farklı element atomlarının boyutları farklı ranklerle sembolize edilmiştir. Örneğin, şekildeki veriler incelenirse Klor(Cl) atomunun boyutunun Oksijen(O)atomunun boyutundan büyük olduğu gözlenebilir. 


Molekül

Atomlar birleşerek farklı yapılara sahip daha karmaşık maddeler oluştururlar. İki ya da daha fazla atomun birleşerek oluşturduğu bu yapıya molekül denir. Çok fazla sayıda bileşik ve pek çok element doğada moleküller halinde bulunurlar.


Yukarıdaki gibi atomların şekillerini kullanarak modeller oluşturabileceğimiz gibi, yeterli bilgi ile, atomların nasıl kimyasal bağ oluşturduklarını gösterebileceğimiz yapısal formülleri de oluşturabiliriz.

Moleküllerin üç boyutlu gösterimleri çeşitli şekillerde olabilir. Aşağıda top-çubuk modeli, boşluk doldurma modeli adını verdiğimiz modellerden örnekler verilmiştir.


Bir formüldeki atom sayısının hesaplanması
Bir kimyasal formülün yapısında yer alan atomların sayısı belki de daha önce çok fazla yaptığınız bir çalışma olduğu için kısaca iki örnekle açıklanacaktır.


Örnek: (CH3)3COH formülünde yer alan atomların toplam sayısını hesaplayalım. Çözüm: Formül yapısı incelendiğinde CH3 yapısının formülde 3 kez tekrarlandığı görülür. Bu durumda açılım yapılarak atomlar sayılırsa 1 moleküldeki toplam atom sayısının 15 olduğu görülür.



Atomlar, Moleküller ve Sabit Oranlar Yasası


Dalton atom modeline göre, bir bileşiğin tüm molekülleri farklı element atomlarının belirli bir oranda birleşmesiyle oluşmuşlardır. Bu durumda tüm moleküllerde atomların oranı aynı olmalıdır. Su molekülleri incelendiğinde, her molekülün iki hidrojen atomuna karşılık, bir oksijen atomu içerdiği görülür. Bugün, oksijen atomunun, hidrojen atomundan daha ağır olduğu bilinmektedir. Bir tane oksijen atomunun ağırlığı, bir tane hidrojen atomunun kütlesinin 16 katıdır. H ve O atomlarının kütlesinin ne olduğunu bilmeden de bu oranı bulabiliyoruz. Burada bir H atomunun 1 birim kütleye sahip olduğunu söylersek, 1 O atomunun kütlesinin 16 birim kütleye sahip olduğunu ifade edebiliriz. Böylece bir oksijen atomu bir hidrojen atomundan 16 kat daha ağır olacaktır. Bir su molekülü 2 hidrojen atomu ve bir oksijen atomunun birleşmesinden oluştuğuna göre, su molekülündeki oksijen atomunun kütlesinin(16 birim kütle), hidrojen atomlarının kütlesine (2 birim kütle) oranının 8 olduğu görülecektir. Su moleküllerinden 5 tane alındığında da oran (5x16 birim kütle/10x1 birim kütle) 8 çıkacaktır. Bu durumda molekül sayısına bakılmaksızın, sudaki oksijen kütlesinin hidrojen kütlesine oranının her zaman 8 olduğu ortaya çıkar. Başka bir deyişle, sudaki sabit kütle oranı(oksijen kütlesi/hidrojen kütlesi) 8'dir. Bileşiklerdeki bu oranı açıklayan yasaya da sabit oranlar yasası denir.



Katlı Oranlar Yasası

Dalton'un atom modelini oluştururken sağladığı asıl başarı, daha önce bulunmamış olan katlı oranlar yasasını açıklamış olmasıdır. Bu yasa iki elementin biraraya gelerek farklı bileşikler oluşturmasını açıklamaktadır. İki element biraraya gelerek birden farklı bileşik oluşturuyorlarsa, elementlerden birinin her iki bileşikteki eşit miktarlarıyla birleşen diğer elementin bu iki bileşikteki miktarları arasında, tam sayılarla ifade edilebilen(1'den farklı) bir oran vardır. Bu orana katlı oran, yasaya da katlı oranlar yasası denir.
Katlı oranlar yasasını daha iyi açıklayabilmek için yandaki şekilde verilmiş olan kükürt ve oksijen elementleri arasında oluşan kükürt dioksit(SO2) ve kükürt trioksit(SO3) bileşiklerindeki durumu inceleyelim. Bu maddelerin birer molekülünde birer tane kükürt atomu vardır. Bu durumda ker iki molekülde de kükürt aynı alınırsa, oksijen atomları sayısının SO2 molekülünde 2 tane, SO3 molekülünde ise 3 tane olduğu görülür. O halde, kükürtün aynı miktarıyla birleşen iki bileşikteki oksijenlerin oranı 2/3'tür.

Bu içerik 9.Sınıf Kimya Dersinin, Atom ve Periyodik Sistem Ünitesinin, Kimyanın Temel Yasaları konusu için yardımcı materyal olarak hazırlanmıştır.

31 Ekim 2016 Pazartesi

2500 Yıllık Bir Serüven: Atom Teorisi

En basit haliyle maddenin en küçük yapı taşı olarak kabul ettiğimiz atomun, maddeyi oluşturduğu çıkarımı yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. MÖ 460- MÖ 370 yılları arasında yaşamış olan yunan filozof Democritus (Demokritus) ; eğer bir maddeyi ikiye bölersek ve bu iki parçayı tekrar bölersek artık bölünemeyecek kadar küçük parçalara ulaşabilmek için kaç kez bölmemiz gerekir sorusundan yola çıkarak maddenin bölünemeyen parçalardan oluşmuş olması gerektiği düşüncesine ulaşmıştır. Maddenin bölünemez parçasına ATOMOS adını vermiştir. 
Demokritus'a göre,
1. Her madde atom adı verilen, gözle görülemeyen parçacıklardan oluşmuştur
2.Atomlar parçalanamaz
3.Atomlar katıdır fakat gözle görülemezler
4.Atomlar homojendirler
5.Katı maddeler sivri atomlardan, sıvı maddeler yuvarlak atomlardan, yağlar ise pürüzsüz birbiri üzerinden kayan atomlardan oluşmuştur

Günümüzde eksik ve yanlışlıkları biliniyor olsada Demokritusun atom teorisi, maddenin atom adı verilen küçük parçacıklardan oluştuğu düşüncesinin temelidir. Yaklaşık 2000 yıl boyunca filozoflar Demokritusun atom teorisini çok desteklememiş bunun yerine Aristo'nun 4 element teorisine inanmışlardır.

Demokritus Hakkında Kısa Bilgiler;

  • 70 civarı kitap yazmıştır
  • Durumu iyi bir aileden gelmektedir
  • Babasıyla çok yakındır,
  • Seyehat etmeyi sever, pek çok bölgeyi gezmiştir



MÖ 384- MÖ 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo( Aristotales ); maddenin atom adı verilen küçük parçalardan oluşmuş olması gerektiği fikrini saçma bulmuş, maddeyi istediğimiz kadar parçalayabileceğimizi ve her maddenin hava, su, toprak, ateş elementlerinden oluştuğunu ileri sürmüştür. Her maddenin içinde bu 4 elementten bir miktar bulunduğunu düşünen Aristo'nun teorisini pek çok düşünür uzun yıllar takip etmiştir. Modern atom teorisi ile günümüzde Aristo'nun öğretileri tamamen geçersiz kılınmıştır.

Aristo Hakkında Kısa Bilgiler;

  • Dünyanın evrenin merkezi olduğuna inanmıştır
  • Günümüze birkaç kitabı ulaşabilmiştir
  • Bilimsel metodu geliştirmiştir
  • Babası hekimdir, çocukluğunda oldukça sert bir baba profili çizmiştir
  • Anne babasını genç yaşta trajik bir şekilde kaybetmiştir


1800'lü yıllara kadar maddenin yapısına dair ortaya atılan düşünceler bilimsellikten uzak kalmıştır. İngiliz kimyager John Dalton( 1766-1844) atomun yapısına dair ilk bilimsel yaklaşımı ortaya atmıştır.
Dalton'un atom teorisi olarak ortaya konulan temel özellikler şunlardır.
  • Tüm maddeler atomlardan yapılmıştır
  • Farklı cins atomlar farklı kütlelerdedir
  • Atom katı, sert, içi dolu küre şeklindedir
  • Bir elementin bütün atomları birbirinin aynıdır
  • Atomlar parçalanamaz
Dalton, atomları içi dolu küreciklere benzetmiştir.
Dalton'un Atom Küreleri

Bu içerik 9.Sınıf Kimya Dersinin, Atom ve Periyodik Sistem Ünitesinin, Atom Kavramının Gelişimi konusu için yardımcı materyal olarak hazırlanmıştır.